Ana Sayfa EKONOMİ 12 Nisan 2014

AK Marmara’nın gurur fotoğrafı

Hukuk Okulu 2. Sertifika Töreninde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden sertifika alanlar arasında AK Parti Marmara Üniversitesi Okul Başkanı Hüse

AK Marmara’nın gurur fotoğrafı

Hukuk Okulu 2. Sertifika Töreninde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden sertifika alanlar arasında AK Parti Marmara Üniversitesi Okul Başkanı Hüseyin Önal’da vardı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avukatlar Haftası kapsamında Hukukçular Derneği’nin bu akşam Harbiye’deki İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği Hukuk Okulu 2. Sertifika Törenine katıldı. Başbakan Erdoğan, Burada mezun olan hukukçulara sertifikalarını verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden sertifika alanlar arasında AK Parti Marmara Üniversitesi Okul Başkanı Hüseyin Önal ve diğer öğrenciler de vardı.
“Avukatlar Günü”nü tebrik eden Erdoğan, Hukuk Okulu’ndan sertifika alanları ve organizasyonu düzenleyen Hukukçular Derneğini de kutladı.
Avukatlar için kullanılan “Avukatlar, tarih boyunca köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı” şeklindeki sözü hatırlatan Erdoğan, bu ifadenin adaletin tecellisi için sadece avukatların değil bütün hukukçuların sahip olması gereken önemli vasıfları ortaya koyduğunu ifade etti.
Şu anda Türkiye’de ve bölgede yaşanan hadiselere bakıldığında adaletin, hukukun, bir hukukçunun sahip olması gereken vicdan ve cesaretin ne kadar mühim ve ne kadar hayati olduğunun net olarak görüldüğünü kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Mısır’da şu anda tüm dünyanın yakından izlediği, Türkiye’nin de yakından ve kaygıyla takip ettiği bir süreç yaşanıyor. Demokratik ve insani haklarını kullanan, verdikleri oyların peşine düşen çok sayıda Mısırlı kardeşimiz gösteriler sırasında katledildi, tutuklandı, mahkum edildi. Bu yetmezmiş gibi yerel bir mahkeme tarafından 529 Mısırlı kardeşimiz için de idam kararı verildi. Ben, vicdanı olmayan, cesareti olmayan, darbe ürünü mahkemelerin neler yapabileceğini, ne tür cinayetler işleyebileceğini çok iyi bilen, bunu da bizzat yaşamış bir siyasetçiyim.”

Vicdanı ve cüzdanı arasında kalan hukukçular

“Hakimler vicdanı ile cüzdanı arasında baş başa kalıyor” şeklinde sarf edilen sözlere değinen Erdoğan, şunları söyledi:
“Bunu zaman zaman bu ülkede hakimlik yapmış, hatta en üst düzeye çıkmış insanlar dahi kullandılar. “Yargı veya hakim vicdanla cüzdanı arasındadır” dediler. Bu ifadeleri kullandılar. Bunları maalesef talihsizce izledik, dinledik. Mısır’da yerel mahkemenin verdiği kararın uygulanmayacağını, hukuk tarihine geçecek bir cinayetin işlenmeyeceğini, bu kararın bozulacağını ümit ediyorum veya ümit etmek istiyorum. Ancak bir kez daha altını çiziyorum. Vicdanı, cesareti olmayan, halkını köle gibi gören, üzerinde efendileri olan bir hukuk sistemi, her an cinayet işlemeye hazır bir hukuk sistemidir. Bangladeş’te olduğu gibi. Bunun örnekleri çok.”

Yakın tarihteki acı örnekler

Türkiye’nin yakın tarihinde de bunun acı örnekleri olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
“27 Mayıs müdahalesinin ardından bu ülkede darbe ürünü mahkemeler kuruldu. Bazı hakim ve savcılar vicdanlarıyla değil Türk milleti adına değil, merhum Menderes’in deyimiyle, silahlı efendileri adına kararlar verdiler ve bunu uyguladılar. Aynı hadiseyi 12 Eylül sonrasındaki idamlarda yaşadık. Düşünebiliyor musunuz, müdahaleciler “Bir tane sağdan astık, dengelemek için bir tane soldan astık” diyebildiler. Bir mahkumun yaşını büyütüp denge adına idam ettiler. Bunu da yine silahlı efendilerinin emri altındaki hukuk sistemi yaptı. 28 Şubat’ta aynı şekilde hukuk cinayetlerine şahit olduk. Şahsen söylemek istemem ama yeri geldi; Siirt’te okuduğum, ders kitaplarında yer alan bir şiirden dolayı dava açtılar, her ne hikmetse dava çok hızlı şekilde sonuçlandı. Beni mahkum ettiler. Hayır varmış. Şu anda bile 28 Şubat’ın üniformalılar önünde selam duran yargısı nedeniyle bedel ödeyen kardeşlerimiz var.”

Kendi iktidarları döneminde, son 12 yıl içinde defalarca, benzeri “hukuk cinayetlerine” şahit olduklarını kaydeden Erdoğan, partilerinin kapatılmak istenmesi, başörtüsü kararı ve diğer bazı yargı kararlarının vicdandan kaynaklanan, “Türk milleti adına” verilen kararlar olmadığını, bu kararların belli odak ve çıkarları adına verildiğini söyledi.

Etiketler:
selyus