Ana Sayfa İÇ POLİTİKA 7 Ekim 2026

Küstürürler

​Hevesini kırarlar, küstürürler. Çocuksu bir heyecanla sarıldığın ne varsa, tek bir soğuk bakışla, bir umursamazlıkla gözünde büyüttüğün o heyecanı yok ederler. “Ne gerek vardı ki?” diyen bakışlarla şevkini kırar, hayallerini yarım bırakırlar.

​Yaptıklarını görmezden gelirler, küstürürler.

Geceyi gündüze katıp ortaya koyduğun eserleri, aldığın sorumlulukları sanki zaten olması gereken, sıradan şeylermiş gibi karşılarlar. Başarılarını gölgeler, atılan o imzasız emekleri bir kalemde siler, seni kendi başarın arasında sessizliğe gömerler.

​Mücadelesini, gayretini görmezden gelirler, küstürürler.

Hangi fırtınalarla boğuşarak o noktaya geldiğini, arkandaki yıkıntıları nasıl toparladığını hiç merak etmezler. Vardığın yeri görürler ama o yolda kanayan ayaklarını, akıttığın teri ve verdiğin o amansız savaşı yok sayarlar.

​Fedakarlığını, kendinden feragat ettiklerini görmezden gelirler, küstürürler.

Kendi hayatından çalıp başkalarının yoluna ışık yaptığın zamanları, sustuğun anları, yuttuğun keşkeleri görmezler. Senin vazgeçtiklerin, onların gözünde sadece birer “görev” haline gelir; verip de alamadığın değerle bir gün ansızın baş başa bırakırlar.

​Sana verilen sözleri unuturlar, küstürürler.

Beklentilerini küçümser, duygularını birer ayrıntı gibi kenara iterler. Anlaşılmayı beklediğin her kapıda seni bir yabancı gibi karşılar, içindeki o sıcak niyetleri tek tek dondururlar.

​Ve en sonunda, insanı kendi kabuğuna çekilmeye mecbur ederler. Bağıra bağıra çabalayan o insan gider; yerine sessizce geriye çekilen, artık hiçbir şey için koşmayan, sadece izleyen biri kalır. Çabayı bitiren, nefrete dönüşen bir öfke değildir; çabayı bitiren, değersiz kılınmış bir yüreğin sessizce çekip gitmesidir.

​Küstürürler…

Sonra da “Neden eski heyecanın yok?” diye soracak kadar körleşirler. Küstürürler.

Süleyman Aydinalp

selyus