Ana Sayfa İÇ POLİTİKA 25 Haziran 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “28 Şubat zihniyetinin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hükümet olarak 2026 Türkiye’sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden, bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören baskıcı zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasının başında toplantının partiye, ülkeye, millete ve demokrasiye hayırlar getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye hem de İslam alemi olarak idrak edilen Aşure Günü’nün ve muharrem ayının da hayırlara vesile olmasını niyaz etti. Venezuela’da meydana gelen iki depreme de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela halkına ve hükümetine geçmiş olsun dileklerini ileterek, bu zor günlerinde Türkiye’nin yanlarında olduğunu belirtti.

“Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir”

AK Parti olarak dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahip olduklarına dikkati çeken Erdoğan, “11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz. Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Biz de üye demek millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir. Bu uğurda gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Her türlü fedakarlığı göze almak demektir. Bu milletin, ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir. İdeallerimize gönül vermek, davamıza ömür vermek demektir. AK Parti’nin çelik çekirdeği, kaderini kaderimize, kavlini kavlimize, kalbini kalbimize rapteylemiş 11 milyon 500 bin kardeşimizin hepsi bir demektir” dedi.

“Teşkilatçılık anlayışımızda üye kaydının yapıldığı an millete hizmet mücadelesi başlamıştır”

AK Parti’nin sadece siyasi bir parti olmadığını, aynı zamanda bir dava hareketi ve aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketi olduğunu söyleyen Erdoğan, “Teşkilatçılık anlayışımızda üye kaydının yapıldığı an millete hizmet mücadelesi başlamıştır. Bu anlayışla üyelerimizle irtibatımızı güçlendirirken, bir yandan da esnaf, çarşı, pazar ziyaretleriyle milletimizle gönül bağımızı sağlam tutuyoruz. Evlerinde, iş yerlerinde Türkiye’nin dört bir yanındaki üyelerimizin misafiri oluyoruz. Verdiğimiz mücadeleyi, ülkemiz için kurduğumuz hayalleri ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kendileriyle istişare ediyoruz” diye konuştu.

“2026 yılını AK Parti ailesini hem üye sayısı hem de derinlik itibarıyla büyütmek için bir fırsata çeviriyoruz”

Üye sayısında kırılan rekorun ardından 2026 yılını ‘Mahalle Çalışmaları’ yılı ilan ettiklerini belirten Erdoğan, “Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz. Tüm teşkilatımızın gayretiyle 2026 yılını AK Parti ailesini hem üye sayısı hem de derinlik itibarıyla büyütmek için bir fırsata çeviriyoruz. Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyoruz” ifadelerini kullandı. Erdoğan, AK Parti’ye yönelik teveccühün her seviyede katlanarak arttığına vurgu yaparak, huzur, kardeşlik ve dayanışma arayan, şehrine ilçesine ve beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkesin AK Parti çatısı altında siyaset yapmayı arzu ettiğini kaydetti.

“Ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz”

Geçtiğimiz günlerde bir ilçe belediye başkanı ile bir milletvekilinin AK Parti’ye katıldığını hatırlatan Erdoğan, “Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. AK Parti ailesine intisab edecek tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

“86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir, aynı değerdedir”

Siyaset anlayışlarının millete tepeden bakan bir faaliyet alanı olmadığını, aksine toplumun siyasetin asli unsuru ve kurucu öznesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “İster yerel düzeyde ister tüm ülke sathında olsun siyaset felsefemizin temelinde insan vardır. İnsana saygı vardır. 86 milyonun her bir ferdi bizim nazarımızda eşittir, aynı değerdedir. Oy versin ya da vermesin, bizi desteklesin veya desteklemesin, hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Biz siyaset yaparken de, hizmet ederken de daima bu anlayışla hareket ettik. Karşımızdaki kim olursa olsun saygıyı elden bırakmadık. Muhatabımızı rencide edecek, incitecek, gönlünü kıracak hiçbir davranışın içinde olmadık” dedi.

“Vatandaşın kalbini kıran bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz mümkün değildir”

Sosyal medyanın da tesiriyle ‘etkileşim avcılığı’ denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığının altın çizen Erdoğan, “Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak, insan onuru dahil her türlü değerin ve her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir. Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir” şeklinde konuştu.

“Sosyal medya rüzgarıyla seçim kazanılsaydı bugün iktidarda da, cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu”

Vatandaşın karşısına çıktıklarında taşınılan emanetin ağırlığı dolayısıyla mütenasip hareket etmek zorunda olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Mesele kalp kazanmak, gönülleri fethetmektir. Yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihalin yerini hiçbir dijital platform hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı bugün siyasette durum çok farklı olurdu. Eğer öyle olsaydı bu millet her seçim öncesinde bize siyasi ömür biçen o çok bilmişleri ters köşe yapmazdı. Eğer öyle olsaydı siyaset ve toplum mühendisleri amaçlarına ulaşmış olurdu. Eğer sosyal medya rüzgarıyla seçim kazanılsaydı bugün iktidarda da, cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu” ifadelerine yer verdi. Yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı asimetrik imkanları göz ardı etmeyeceklerini, yapılan icraatları bu mecraları da kullanarak yeni kuşaklarla paylaşacaklarına değinen Erdoğan, sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacaklarını, vakar, nezaket ve demokratik bir kültür içinde halka hizmet etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

“Bizden kayıkçı kavgalarının parçası olmamızı bekleyen beyhude yere bekler”

Bir taraftan şehirleri abat etmek için canla başla çalışırken, diğer taraftan da siyasi rakipleriyle gereksiz polemiklerden uzak durduklarını belirten Erdoğan, “Muhatabını karalamak, muhatabının acziyetinden rant devşirmeye çalışmak bizim siyaset tarzımız değildir. Bizden kayıkçı kavgalarının parçası olmamızı bekleyen beyhude yere bekler. Biz iş yapmanın, taş üstüne taş koymanın derdindeyiz. Biz eser ve hizmet siyasetimizle yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız; insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına asla gelmez. Biz milletten icazeti sadece hizmet için almadık. Aynı zamanda yıllardır ötelenen, örselenen, kendi öz yurdunda oraya buraya itilen kardeşlerimizin haysiyetini, izzetini, özgürlüklerini savunmak için de aldık” değerlendirmesinde bulundu.

“2026 Türkiye’sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat döneminde darbecilerin gadrine uğrayan insanların aynı zorbalığa maruz kalmaması için de milletten yetki aldıklarını dile getirerek, “23 yıldır bu konuda çok büyük hassasiyet gösterdik. Ne bir başkasının hayat tarzına müdahale ettik ne de kendini bu ülkenin sahibi gören küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade ettik. Ne bir başkasının inancına karıştık ne de jacoben zihniyetin günümüzdeki temsilcilerinin insanımızın inancına karışmasına eyvallah ettik. Buna rağmen artık eskisi kadar olmasa da zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma, yıldırma ve tehdit etme girişimlerine şahit oluyoruz. Bunlarla mücadelemizi hukuk ve demokrasi zemininde sürdürüyoruz. Hükümet olarak 2026 Türkiye’sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden, bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören baskıcı zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum. İlkemiz bellidir; inanç özgürlüğü. Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır” açıklamasında bulundu.

Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Küçük, dar bir zümre laiklik kavramını istismar ederek bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin topluma parmak sallayarak azarladığı, kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırdığı, Anadolu insanını irticacı, gerici ve yobaz diyerek tahkir ettiği günler artık geride kalmıştır. Eski imtiyazlarını, eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da biz bu görevlerde olduğumuz müddetçe o karanlık dönemler inşallah bir daha asla geri dönmeyecektir. Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına, kendini dışlanmış, kendini ötelenenmiş hissetmesine kesinlikle göz yummayacağız. Türkiye’yi büyütmeye, cumhuriyetimizi büyütmeye, hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye 86 milyonun tamamını bir, beraber ve eşit görmeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti’ye katılan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’a rozetlerini taktı. Muhammed Musab Gümüşer – Fırat Demir / İHA

selyus