Bugünkü köşe yazımda sizlerle Sinem Dedetaş’ı ve Üsküdar Belediyesinde yaşananları konuşacağız.
Öncelikle Sinem Hanım’a, eşine, ailesine ve sevenlerine samimi duygularımla geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Evet, öncelikle belirtmek istiyorum ki Sinem Dedetaş Hanım’ın şahsına değil ama mensubu olduğu siyasi görüşe tepeden tırnağa muhalifim. 28 Şubat sürecinde yaşadıklarım bunun müsebbibidir.
Açıkçası Sinem Hanım’la aynı siyasi görüşte olmasak da Üsküdar Belediye Başkanlığı görevinde başarılı olmasını, Üsküdar’a hanımeli değmesini ve kazananın Üsküdar olmasını isterdim. Ama maalesef olmadı, olamadı!
Zaten istese de Sinem Dedetaş başarılı olamazdı. Çünkü CHP’nin İstanbul’daki belediye başkan adaylarını, adaylık ve seçim süreçlerini bizzat Ekrem İmamoğlu ve ekibi yönettiği için bütün inisiyatif aslında Ekrem İmamoğlu ve İmamoğlu’nun CHP’li belediyelere konuşlandırdığı gölge ekiplerdeydi.
Üsküdar Belediyesi de Ekrem İmamoğlu’nun zübüklüklerinden nasibini fazlasıyla aldı. Açık konuşacağım: Nazım Akkoyunlu kimin adamıydı? Nazım Akkoyunlu’yu Üsküdar Belediyesine kimler yerleştirdi? Nazım Akkoyunlu, Üsküdar Belediyesinde hangi süreçleri yönetiyordu?
Kimse numara yapmasın! Sinem Dedetaş’ın başını yakan, bu soruların cevabıdır.
Açık açık konuşuyorum: Ekrem İmamoğlu’nun akçeli işlerinin Üsküdar Belediyesindeki gölge elemanı olduğu iddia edilen Nazım Akkoyunlu’nun çevirdiği dümenlerden ve müteahhitlerin kafasını nasıl kopardığından, kurumun amiri olan Sinem Hanım’ın haberinin olmaması sizce mümkün mü?
Ayrıca Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı yapabilmek için bir sistem kurduğunuzu ve müteahhitleri parçalayarak elde ettiğiniz rüşvet paralarını bu sisteme aktardığınızı herkes biliyor! Çünkü bu sistem sadece Üsküdar Belediyesinde değil, bütün CHP’li belediyelerde mevcut ve bu konuda çok bariz itiraflar var. Şile Belediyesi ve Şişli Belediyesi de aynen böyle patlamamış mıydı? Tabii, bu liste uzar gider.
Gelinen noktada, yaşanan olaylarda Sinem Dedetaş’ın dahli var mıdır, yok mudur bilemem. Ancak bu yaşananlara göz yumduğunu ya da Ekrem İmamoğlu’na olan diyet borcunu ödemek için sessiz kaldığını düşünüyorum.
Bu konuda yasal süreç devam ediyor. Herkes gibi ben de bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğim.
Tekraren ifade ediyorum: Yargı süreci sonuçlanana kadar herkes masumdur. İzleyelim, görelim. Bu konuda son sözü yargı söyleyecek.
Bugünlük yazacaklarım bu kadar. Kalın sağlıcakla.”
Halil Öztürk / Cafesiyaset



