İSTANBUL’A İL BAŞKANI BULUNAMIYOR
Referandumdan bu yana yazıp çiziyorum…
Ak Parti’de tarihinde hiç görülmemiş bir süreç yaşanıyor.
Çalkantılı bir dönem geçiriyor Ak Parti.
Fakat hiç çalkalanmıyor…
Rutinin dışına çıkan birkaç yer yada birkaç adam dışında.
Elbette bunun bir ustalık olduğunu söyleyebiliriz.
Ama bir tehlike beliriyor burada.
17 yaşında bir parti ve 16. iktidar yılındayız.
Çok büyük madalyalar asılı boynunda…
Yalnız bir o kadar da bagajı var.
Yüklü bagaj arabayı yavaşlatıyor.
Onun için değişime, yenilenmeye yelken açılmış vaziyette.
Ak Parti bagajını hafifletmek zorunda.
Aslında çok keskin yapılması gereken bu operasyon olabildiğince yumuşak götürülüyor.
Çok hassas bir denge var parti içinde.
% 1 seviyesinde oya sahip parti ve oluşumların bile ülkenin kaderini değiştirebileceği bir seçim süreci var önümüzde.
Parti içi küskün ve kırgınların bir dip dalgası oluşturmaması gerekiyor.
Eğer böyle birşey olursa hem 2019 seçimleri kaybedilir, hem de Ak Parti…
Böyle birşey olmasın diye ince elenip sık dokunuyor.
Adaylar Genel Merkez tarafından didik didik inceleniyor.
Şu anda İstanbul için de bu süreç tüm titizliğiyle yürüyor.
Henüz bir karar verilmiş değil.
Ama verilen bir karar var. Mevcut arkadaşlarla devam edilmeyecek.
Şimdi geçen dönem başarısızlığa götüren hatanın tekrar edilmemesine çalışılıyor.
“Şunun adamı, bunun adamı”, “şuna yakın, buna yakın” diye siyasi anlamda ciddi bir tecrübeye sahip olmayan birini göreve getirmeyecekler.
Üstelik bu kişinin çok parlak diplomaları olsa bile.
Çünkü halka diplomalar dokunmuyor, teşkilatı birlik içinde, dirlik içinde diplomalar sarıp sarmalamıyor.
İçeriği boş, umut vermekten uzak, hiçbir ateşi küllemeyen, hiçbir yaraya merhem olmayan tok sesli, süslü püslü boş konuşmalar da halkı ve teşkilatı doyurmuyor.
İstanbul için, dikkat edilmesi gereken başka bir büyük zafiyet te geçtiğimiz dönem adeta sırıttı.
Biliyorsunuz Ak Parti’de İl ve İlçe Başkanları atamayla geliyorlar.
Memur gibi gelen bu arkadaşlarımızın maalesef siyaseten altı boş oluyor.
Memur gibi geldiklerinden yönetim oluşturulurken de kendi çalışabilecekleri adamlar yerine yukarıdan tavassut, hatta zorlamayla yönetim kurullarını yapıyorlar.
Teşkilat ve halk nezdinde hiçbir karşılığı olmayan zevat, sırf bakanın akrabası, milletvekilinin yakını, grup başkan vekilinin ortağı, genel başkan yardımcısının hemşehrisi, falanın bilmemnesi, filanın bilmemnesi yönetime yerleşiyor.
Başkan kendisi de karizmatik ve güçlü bir şahsiyet değilse yandı gülüm keten helva…
Asil yönetimi bırakın, yedek yönetim bile kendi çalıp, kendi oynuyor…
Bu arada kulislerde konuşulan isimler de yok değil.
Mesela kadın olabilir yeni başkanımız…
Mesela genç ama siyasi tecrübesi yüksek biri de olabilir…
Sansasyonel bir isim de aday İstanbul’u yönetmeye…
Davutoğlu cephesi mevcut başkan kalsın istiyor, ama kalamıyorsa yine bizden olsun diyormuş…
Soylu’nun da bir adayı varmış İstanbul için ve en az Soylu kadar iddialı…
Benzer Yazılar
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da esnafı ziyaret etti
-
AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, Türk Dünyası Engelliler Birliği Genel Başkanlığına seçildi
-
Muhittin Böcek’in ek ifadesi ortaya çıktı: “Ekrem İmamoğlu benden adaylığım karşılığında yaklaşık 15 milyon euro istedi”
-
Menderes Belediyesi AK Parti’ye geçti
-
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz”
-
Recep Tayyip Erdoğan, “Bu davanın mayasında Abdülmecitlerin bu imanı var”
-
Gazeteci Nuray Başaran: “İYİ Parti FETÖ tarafından kuruldu, FETÖ finanse ediyordu”
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım”
-
AK Parti İstanbul teşkilatından Ankara’ya 15 bin kişilik çıkarma
-
CHP’de çok önemli bir kayıp: Ekrem İmamoğlu istifa etti
-
AK Parti Ataşehir’den Hakk’a yürüyen teşkilat mensuplarının ruhuna Kur’an-ı Kerim Tilaveti
-
Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Terörsüz Türkiye hedefimiz huzuru, güveni ve kardeşliği kalıcı hale getirecek”


