PERDEYİ KALDIR ÜSTÜNDEN
Yalnızlık ve acı çekerek yükseleceksin. Yalnızca Allah’ı dost bil kendine böyle durumlarda. Onunla sohbet et (zira o bunu çok sever) et ki lafın seviy
PERDEYİ KALDIR ÜSTÜNDEN
Yalnızlık ve acı çekerek yükseleceksin. Yalnızca Allah’ı dost bil kendine böyle durumlarda. Onunla sohbet et (zira o bunu çok sever) et ki lafın seviyesi yükselsin söz olsun. O seni hiç geri çevirmez. Git şimdi işim var kafamı bulandırma demez. Yahut dinliyormuş gibi yapıp numara çekmez. Diyelim ki yorgun veya hastasın dilin damağın kurumuş mecalin kalmamış, içinden geçir o seni yine dinleyecektir. Senin söylediğin yada içinden geçirdiğin herşeyi not eder. Unutur mu? Unutmaz ama sen tekrar tekrar söyle hiç erinme, o hatırlanmayı ve hatırlatmayı çok sever.
Sen onun adını andıkça o da seni sever.
Terkederek yükseleceksin. Vedalaşacaksın kötü olan ne varsa. Elin, dilin uzak duracak haram olandan. Gözünü, kulağını,elini ayağını sakınacaksın. Aklını şeytanın yoluna koşmayacaksın. Kalbini hele kalbini sakın ha katılaştırmayacaksın.
Terkedeceksin bencilliği, terkedeceksin açgözlülüğü, terkedeceksin menfaatperestliği. Terkedeceksin gururu, kini, nefreti. Öfkeni terkedeceksin, alacaksın ayağının altına. Terkedeceksin bedenini, nefsini. Ağırlık yapıp seni dizlerinin üstüne çöktüren ne varsa at üstünden. Başka türlü nasıl kaldıracaksın üstündeki kalın perdeyi…
Dünyanın davetinden uzak dur. Seni gayya kuyusuna çekecektir. O kuyuya çekene kadar hep leziz şeyler sunar sana. Hepsinin bedelini aldığın lezzetten daha katmerli ödetecektir, unutma en ağır acıları en sevgililerine gösterir Allah. Bakalım onun seni sevdiği kadar karşılıksız mı sevgin? Yoksa hep o verdikçe mi?
Uzak dur dünya nimetlerinden, hiç olmazsa mesafeli dur! Hafifleyeceksin! Nefsinin isteklerine sağır ol, tıka kulaklarını. Lal ol, durmadan kendini anlatmasın dilin! Ben yaptım, ben ettim, benden başkası yapamazdı. Benden başkaları zaten hiçbir şey yapmıyor. Bütün çivileri ben çakıyorum, istersem ben çıkarıyorum. Coşma, bu kadar da hızlı koşma! Son çiviyi tabutuna çakacaklar, unutma!
Alarak değil vererek yükseleceksin. Sevgi vererek, moral vererek, destek vererek, el vererek, gönül vererek. Malından mülkünden, tacından tahtından vazgeçerek. Vermenin manevi hazzını hissederek…
Yükselişine engel olan, seni aşağılara çeken, kolundan bacağından, gözünden kulağından, dilinden dudağından, cüzdanından vicdanından, kalbinden gönlünden asılan, bedenini hep bir yerlere doğru çekiştiren, kafanın içinde bin tilki gezdiren, omuzlarının üstüne dünyanın yükünü yükleyen o kalın, o güneş geçirmez, o sevgi kalkanı, o zırhlı perdeyi kaldır at üstünden artık…
Veli DALBUDAK
Benzer Yazılar
-
Erdoğan, “Özgür Özel illa bir yapı kurmak istiyorsa acilen partisi bünyesinde “yolsuzluklardan arınma başkanlığı” kursun”
-
Şile’nin efsane ismi İlhan Ocaklı, İstanbul Sivil Toplumla İlişkiler İl Müdürü olarak atandı
-
İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’den huzurevinde duygulandıran buluşma
-
Cevdet Yılmaz, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı Kadın Kolu Toplantısı’na katıldı
-
İlçe Başkanı Feyzullah Torlak, CHP’li Sancaktepe Belediyesi’nin adeta 2 yıllık röntgenini çekti
-
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya’dan Kağıthane’ye ziyaret
-
Bakan Göktaş: “Romanların yoğun yaşadığı 22 ilde bugüne kadar toplam 6 bin 720 konut yaparak vatandaşlarımıza teslim ettik”
-
Ressam Meryem Köylü, özgürlüğün renklerini tuvallere yansıttı
-
Şile Belediyesi borç batağında
-
Başkan Torlak, eski Bakan Karaismailoğlu ile birlikte Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi’ni ziyaret etti
-
Erkan Yıldırım, “Yerel yönetimler; Gönüller yapmak, insanların hayatına dokunmak ve şehre bir ruhu kazandırmaktır”
-
Milletvekillerine din kültürü, genel ahlak ve edep dersleri verilsin


