Volkan ÖZTÜRK

Dünden Bugüne

BARIŞ

Gittiği yere barış ve huzur götüren devlet Osmanlı.
Dünyanın en karmaşık bölgeleri olan Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslara uzun süre barış yaşatan tek devlet..

Hepimiz biriz ama hepimiz aynı değiliz…,

Barışın temel şartlarından birisi, herkesi olduğu gibi kabullenmektir.

Kimseyi değiştirmeye kalkmadan, bana benzeyeceksin demeden olduğu gibi kabullenmek.
Geçmişimiz bunun örnekleri ile doludur. Tarihte ırkçılık yapan bir Türk devleti yoktur.
Devlet isimlerimiz bile ırkçı değildir (Osmanlı-Selçuklu-Eyyubi… ).
Ecdadımız : “Yaradılanı severiz yaradandan ötürü” demiş ve herkesi olduğu gibi kabullenmiş, kimseyi asimile etmeye veya zorla din değiştirmeye çalışmamış. Bu sayede de dünya tarihinin en büyük devletlerini kurmuşlar.
Bu devletlerin yaşadığı döneme de barış dönemleri denilmiş.
Hazar barışı
Osmanlı barışı…
Hazar Türk Devleti, topraklarından kovulan Yahudilere kucak açtı ve barış içinde insanlar bu ülkede yaşadılar.
Osmanlıyı hepimiz biliriz.
Hoşgörü, eşitlik, adalet…
Gittiği yere barış ve huzur götüren devlet Osmanlı.
Dünyanın en karmaşık bölgeleri olan Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslara uzun süre barış yaşatan tek devlet..
Bunu anlatan güzel bir örnek; devlet adamlarımızdan Süleyman Demirel, İsrail’e gidiyor. İsrail devlet adamlarından birisi şu soruyu soruyor “biz İsrail dünyanın en büyük ve modern ordularından birine sahibiz ama bu bölgede barışı sağlayamadık. Sizin atalarınız bir çavuş ve yüz asker ile asırlarca bu bölgeyi nasıl barış içinde yönetti ?”.
Bizce cevap net “hoşgörü”….
Akkoyunlu ve Safevi devletleri, Doğu Anadoludaki Kürtleri baskı ve şiddet yoluyla, başlarına Türk valiler tayin ederek kontrol altında tutmaya çalıştılar. Onlarda Osmanlıyı tercih etti. Osmanlı, Kürtlere özerklik verdi, serbestiyet verdi ve Kürt valiler tayin ettiği için sorun yaşamadı. Safevilere karşı Diyarbakır’ı Kürtlerle birlikte savundu Osmanlı..
Malazgirt, Çaldıran savaşlarında da Kürtler Türklerin yanında yer almıştı.
Örnekler saymakla bitmez…
Cumhuriyet döneminde durum değişti. Sebebi ne olursa olsun devlet bir hata yaparak bölgeye baskı yapmaya başladı.
Dersim uçaklarla bombalandı. 
Erzurum’da halka ateş açıldı.
Rize, donanma ile topa tutuldu.
Birlik beraberliğimizi istemeyen yabancı güçler işin içine girince durum iyice karıştı.
Günümüze kadar durum böyle devam etti.
Son dönemde ise değişen şartlar ve konjonktürü iyi değerlendiren “milli devlet” doğu ile batının barışmasını sağlayarak bu sorunu çözmek istedi. Bu sorun çözülürse devlet hızla büyüyebilecekti. Önümüzdeki en büyük engel bu sorundu ve çözülmesi elzemdi.
Çözmek için çalışanlar olduğu gibi, sorunun devamı için çalışanlarda olunca orta saha karıştı.
Milli bağımsız devlet, barışı sağlayıp, sorunu çözüp, devleti büyütmek, hatta konjonktürü değerlendirip, sınırlarımızı büyütmek ve gerekirse bunun için devletin adını bile değiştirmeyi düşünüp çalışırken şunu biliyordu; öyle bir dönemdeyiz ki ya büyüyerek güçleneceğiz yada bölünerek zayıflayacağız.
Önümüze gelen bu tarihi fırsatı kaçırmamalıyız.
Barış olursa büyürüz.
Barış olmazsa bölünürüz….

İlginizi çekebilir

DEVLET TIKANMIŞTI

DEVLET TIKANMIŞTI

selyus