MÜMDER Başkanı Mehmet Genç, “Marmara Üniversitesi, Cennet Mekân Sultan II. Abdülhamid Han’ın miras bıraktığı köklü bir eğitim geleneğinin devamıdır. Böylesine derin bir tarihin mezunları olarak bize düşen görev; geçmişle övünmek değil, geleceğe istikamet çizmektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere; ülkemizin siyasetinde, akademisinde, iş dünyasında, spor ve kültür hayatında önemli görevler üstlenmiş pek çok kıymetli mezunumuz bulunmaktadır. Bu tablo bize gurur verdiği kadar büyük bir sorumluluk da yüklemektedir.”

Marmara Üniversitesi Mezun ve Mensupları Derneği’inin (MÜMDER) 30. Geleneksel İftarı yoğun bir katılımla gerçekleşti.
MÜMDER Başkanı Mehmet Genç’in öncülüğünde Marmara Üniversitesi Mehmet Genç Kampüsü’nde gerçekleşen iftara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Lütfihak Alpkan, İstanbul Vali Yardımcısı Halil Avşar, Marmara Üniversitesi Rektörü Mehmet Emin Okur, Rektör Yardımcısı Yaşar Kabataş, İşletme Fakültesi Dekanı Gül Eser, öğretim görevlileri, MÜMDER İstişare Kurulu Başkanı Hasan Güneş, Genç MÜMDER Başkanı Sebahattin Kırtay, MÜMDER İl Temsilcileri, MÜMDER Yönetim Kurulu Üyeleri, öğrenciler katıldı.

Binin üzerinde öğrencinin katıldığı iftar programında bir konuşma yapan Marmara Üniversitesi Mezun ve Mensupları Derneği’inin (MÜMDER) Başkanı Mehmet Genç şunları söyledi:
“Sizleri en kalbî duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.
Otuz yıldır aynı gönül halkasında buluştuğumuz bu anlamlı iftar sofrasında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Ramazan; insanın kendine yöneldiği, kalbin naifleştiği merhametin çoğaldığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay; sadece sofraların değil, gönüllerin de zenginleştiği bir rahmet mevsimidir.
Aynı duaya “âmin” demek…
Aynı sofrada buluşmak…
Aynı istikamete yönelmek…
İşte bizi bir arada tutan, bizi güçlü kılan ruh budur. Bu akşam burada sadece bir iftar programında değil; Otuz yıllık bir emeğin, bir vefanın ve bir istikrarın gölgesinde buluştuk.
MÜMDER; 1980’li yılların ortalarında yerli ve milli bir şuurla bir araya gelen gönül insanlarının samimi gayretiyle filizlenmiş, 1994 yılında resmiyet kazanmış köklü bir çınardır.
2019 yılında kamu yararı statüsü kazanarak sorumluluğunu daha da büyütmüş; yalnızca mezunlarını değil, gençliği ve geleceği de sahiplenen güçlü bir yapı hâline gelmiştir.
Otuz yıl…
Bir dernek için sadece zaman değildir.
Sadakattir.
İstikamettir.
Emektir.
Ve bu emek; kuruluşundan bugüne elini taşın altına koyan, mücadele eden, sorumluluk alan ve bugün bu sofranın etrafında buluşan siz kıymetli dostlarımızın emeğidir. Bu vesileyle; derneğimizi bugünlere taşıyan kurucularımıza, geçmiş dönem başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, il ve ülke temsilcilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Bu çınarın gövdesine omuz veren herkese kalbî şükranlarımızı sunuyorum. Ve özellikle bağışçılarımıza…
Veren elin alan elden üstün olduğu hakikatini biz burada sadece bir söz olarak değil, yaşayan bir gerçeklik olarak görüyoruz.
Sağ elin verdiğini sol elin görmediği bir inceliği,
Bir emanet bilincini,
Bir gönül zarafetini burada bizzat yaşıyoruz.
Huzurlarınızda; ülkemizin ve milletimizin geleceği olan gençlerimize verdikleri destekten dolayı bağışçılarımıza en içten teşekkürlerimi arz ediyorum.
Kıymetli dostlar;
Kuruluşundan bugüne MÜMDER binlerce öğrencimize burs ulaştırmıştır.
Ancak biz bunu yalnızca maddi bir destek olarak görmüyoruz.
Bir güven olarak görüyoruz.
Bir sahiplenme olarak görüyoruz.
Bir gelecek inşası olarak görüyoruz.
Fakat yolculuğumuz bununla sınırlı değildir.
Öğrenci kulüpleriyle omuz omuza çalışıyor, gençliğin olduğu her yerde var olmaya gayret ediyoruz.
Liderlik Akademisi programlarımızla öğrencilerimizi alanında söz sahibi isimlerle buluşturuyor; onları sadece meslek sahibi değil, karakter ve sorumluluk sahibi bireyler olarak geleceğe hazırlıyoruz.
Kitap tahlilleriyle zihni besliyor, düşünce buluşmalarıyla ufkumuzu genişletiyoruz.
Bursiyer buluşmalarıyla gönül bağlarımızı güçlendiriyor; mezun-öğrenci buluşmalarıyla tecrübeyi gençliğe, gençliğin heyecanını tecrübeye emanet ediyoruz.
Çünkü biz inanıyoruz ki;
Mezuniyet bir son değil, güçlü bir aidiyetin başlangıcıdır. Aziz misafirler; Ramazan aynı zamanda vicdanın diri tutulduğu bir aydır.
Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Somali’de ve dünyanın daha birçok yerinde zulüm altında kimlik mücadelesi veren tüm Müslüman kardeşlerimizin acısı yüreğimizdedir.
Zulme karşı durmak, mazlumun yanında olmak; bu medeniyetin bize yüklediği ahlaki bir sorumluluktur.
Değerli dostlar;
Marmara Üniversitesi, Cennet Mekân Sultan II. Abdülhamid Han’ın miras bıraktığı köklü bir eğitim geleneğinin devamıdır. Böylesine derin bir tarihin mezunları olarak bize düşen görev; geçmişle övünmek değil, geleceğe istikamet çizmektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere; ülkemizin siyasetinde, akademisinde, iş dünyasında, spor ve kültür hayatında önemli görevler üstlenmiş pek çok kıymetli mezunumuz bulunmaktadır. Bu tablo bize gurur verdiği kadar büyük bir sorumluluk da yüklemektedir.
Görevi devraldığımız günden bu yana hedefimiz açıktır:
MÜMDER’i sadece bir mezun derneği olarak değil; fikir üreten, gençliğe yön veren, ülkesinin ve gönül coğrafyasının meseleleriyle dertlenen güçlü bir sivil toplum iradesi olarak daha ileri taşımak.
Biz güçlü bağlar kurarak
Marmara ruhunu gelecek kuşaklara taşıyan bir çınar olmak istiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki;
Birlik varsa bereket vardır.
Dayanışma varsa umut vardır.
Güçlü gençlik varsa güçlü bir gelecek vardır.
Sözlerimi tamamlarken; kuruluşumuzdan bugüne emeği geçen tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve afiyet diliyorum. Rabbim birliğimizi daim eylesin. Rabbim Ramazan’ın bereketini gönüllerimizden eksik etmesin.
Ve inanıyorum ki;
MÜMDER dün olduğu gibi bugün de, bugün olduğu gibi yarın da gençliğe umut, mezunlarına güç, milletine değer üretmeye devam edecektir. Otuz yıllık bu kutlu yürüyüşün nice hayırlı yıllara vesile olmasını temenni ediyor,
Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.”



