Hüseyin YELKENCİ

İstanbul’dan Yansıyanlar

Alacağımız seçimi, niye kaybettik?

Evet aylardır üzerinde yoğunlaştığımız ve Ramazan’da da sahada harı harıl çalıştığımız İstanbul seçimleri sonuçlandı.

Resmi olmayan rakamlara göre CHP’nin proje adayı Ekrem İmamoğlu, AK Parti adayı Binali Yıldırım’a fark atarak İBB Başkanı oldu.

Hayırlı olsun diyemeyeceğim.

Çünkü Kandil (PKK), Fetullahçı Terör Örgütü, Yunanistan, İsrail, Rum Pontuslar, ABD ve bazı batı ülkelerinin desteklediği bir proje adaya hayırlı olsun dersem inancıma, davama, ilkelerime, bayrağıma hakaret etmiş olurum!

CHP’nin adayı İmamoğlu umurumda değil!

Burada ele alacağım konu, biz bu seçimi nasıl kaybettik?

Bu konuya kendi penceremden bir açıklık getirmeye çalışacağım.

Kağıt üzerindeki İl Başkanı Bayram Şenocak, kendi adamlarını göreve getirmek için metal yorgunluğu bahanesiyle İstanbul’un en başarılı ilçe başkanlarını görevden aldırdı.

Yine bu adam 960 mahallenin başkanının yaklaşık 900’ünü cahilce sebeplerle görevden aldı.

Eğer 31 Mart seçimlerini ilin başında Aziz Babuşcu ya da Selim Temurci olsaydı, rahat rahat kazanıp bugün bu hezimeti yaşamamış olacaktık!

Bu kesin ve net!!

AK Parti, 23 Haziran seçimlerine 31 Mart seçimlerinin tam aksine olağanüstü bir strateji ile hazırlandı.

Hiç zaman kaybetmeden genel merkez devreye girdi ve İstanbul seçimlerini yönetmeye çalıştı da bugünkü hezimetten sonra onlarında beceremediğini gördük!

Seçim niye kaybedildi diye hem il hem ilçeler, hem de AK Parti’li belediyelerin çalışmalarına bir bakmak lazım!

Ayrıca İstanbul dışındaki milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanlarını tuttunuz buralara getirdiniz!

Bu getirdiğiniz isimlerin İstanbul’da bir karşılılığı var mı yok mu diye hiç bakmadan önüne geleni yolladınız buraya!

Bu, askeriyede 1 yumurtayı 15 askerin taşımasına benzedi! Netice de yumurta kırıldı!

İstanbul’da içlerinde karşılığı olamayanlar olsa da 45 milletvekilin, 25 belediye başkanın ve 15-20 tane de olsa başarılı ilçe başkanın var. Bunlar yeterde artardı bile.

Ha Anadolu’dan karşılığı olan istisna 3-5 isim gelse yeterdi bence…

Burada önemli olan genel merkezin bugüne kadar halka tepeden bakan kibirli yönetici ve siyasilerin inandırıcılığının olmadığını görmemesi ve şikayetleri dikkate almaması!

Tabi eleştireceğim bir başka konu ise bazı kibirli genel başkan yardımcıları, bazı kibirli bakanlar, bazı kibirli milletvekilleri, kibirli il başkanı ve ekibinde bazı kibirliler, bazı kibirli üst düzey siyasiler, kibirli bazı yerel yöneticiler, yine bazı kibirli ilçe başkanları ile bazı kibirli ilçe yönetim kurulu üyeleri İstanbul teşkilatlarının motivasyonunu adeta kırdı.

Seçmen de haliyle bu saydığım kibirlilerden bir elektrik alamadığı gibi tam aksine ‘ben bu kibirlilerin desteklediği adaya mı oy vereceğim?’ dedi.

AK Parti’li ilçe belediye başkanlarının geriye dönük çalışmalarını bir incelemek lazım. Ne kadarı çalıştı, ne kadarı sadece fotoğraf şovlarla göz boyadı!!

Kaç tane belediye başkanı CHP’ni proje adayı İmamoğlu aleyhine paylaşımlar yaptı?

Kaç tanesinin uykusuzluktan gözü kan çanağına döndü?

Yine bazı ilçe başkanlarının sosyal medya hesaplarını iyi incelemek lazım…

Bir başka altı çizilecek önemli konu ise, etnik milliyetçilik.

Her yere ağırlıklı Trabzon kısmen de olsa Rizeliler yerleştirildi. Bu da bardağı taşırdı!

Sivas, Kastamonu, Tokat, Sinop, Giresun, Ordu ve diğer kalabalık iller isyan noktasına geldi!

Bir başka önemli tespitim ise İstanbul’da 3 milyon seçmeni olan Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlarımız ‘yeter artık, bize ikinci sınıf muamelesi yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz’ diye adeta haykırdılar.

Ama genel merkez bu isyanlara hep kulak tıkadı!

Aslında tüm bu olumsuzluklara rağmen yine de biz aldığımız seçimi kaybettik!

Nasıl mı?

Bu bebek katili terörist başının mektubu okunana kadar her şey iyi gidiyordu. O mektuptan sonra bir diğer terörist Demirtaş’ın açıklaması bu işin tuzu biberi oldu!

Diyeceksiniz ki Kandil, her gün oylarınızı proje adaya verin diye günlerce açıklama yaptı. Demek ki proje adaya oy verenlerin böyle bir ilkesi ve vatanseverliği yok!

Kim bilir, belki bu mektuplardan önce de bir iki puan gerideydik, ya da öndeydik, onu net olarak kestiremeyiz ama seçimi kaybetmiş olsak da en azından şerefli bir şekilde başımız dik olurdu!

Şerefli dedim de aklıma Beşiktaş’ın Efsane Başkanı rahmetli Süleyman Seba geldi.

Bir tarihte Beşiktaş averajla şampiyonluğu kaçırınca Seba, “Şerefli bir ikincilik elde ettik” demişti.

Dürüst ve bir o kadar da haysiyetli bir adamdı. Allah rahmet eylesin.

Seçime saatler kala bebek katili Apo’nun mektubu servis ediliyor, ardından senaryonun diğer ayağı Demirtaş rol alarak bir açıklama yapıyor!

Biz de sazan gibi atladık bu gelişmelere!!

Bunların hepsi tiyatro, hiç inandırıcı değil. Zaten HDP seçmeni bunlara hiç aldırış etmeden sandığa gitti ve AK Parti kaybetsin diye oyunu kullandı.

HDP seçmeni her şartta proje adaya oy verecekti ama biz Milliyetçi Hareket Partisi seçmenini kaybettik!

Yetmedi bir de kendi içimizdeki milliyetçilerin oyunu da kaybettik!

Yani sizin anlayacağınız; biz şerefli bir yenilgi alamadık!

Bu arada İl Başkanı Bayram efendi istifa etti mi? Duyan olursa bir zahmet haber versin!

Tabi İstanbul’daki genel başkan yardımcıları ile grup sözcüleri de üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirsinler!

Bu yenilgi Türkiye, İstanbul ve AK Parti hakkında hayırlar getirir inşallah…

İlginizi çekebilir

BARIŞ

BARIŞ

selyus