Ana Sayfa EĞİTİM 24 Şubat 2026

‘İslam düşmanlığınızı laiklikle örtemezsiniz’

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan ve 81 il valiliğine gönderilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ talimata saldırmak ve İslam’a düşmanlık yapmak üzere aralarında TMMOB, ADD, KESK, DİSK ve TTB’nin de bulunduğu STK’lar, “Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında birçok STK, MEB’in okullardaki etkinliklerini bahane ederek İslam, Kur’an ve Müslüman düşmanlığı ve nefretlerini ortaya döktüler.

Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN) İslam düşmanı bu güruha cevap vermek üzere bir açıklama yaptı.

Memur-Sen yetkilileri, “İslam Düşmanlığınızı Laiklikle Örtemezsiniz” başlıklı yazısında şunları söyledi:

“Sözde laiklik kalkanının arkasına gizlenip vesayet zihniyetini diri tutmaya çalışan bazı meslek odaları ve sendikaların da bu bildiri yarışına katıldığını; eski Türkiye’nin refleksleriyle yeniden saf tuttuklarını görüyoruz.

Bildiride geçen her ifade, fikir görünümlü demagojiyi, siyasal bir hazımsızlığı, ideolojik bir çarpıklığı ortaya koymaktadır. Örneğin “..laikliğin savunulmasını suç gibi gösteren, laikliği savunanları hedef gösteren…” ifadesi bir saptama değil apaçık bir saptırmadır. Yine “Emekçi kitleler kimlikleri üzerinden ayrıştırılarak yönetilmek istenmektedir.” ifadesi de paranoya ile açıklanamayacak bir hezeyandan ibarettir.

Nitekim, sokaklarda tesettürlü kadınların, sarıklı cübbeli insanların, başında tülbent ayağında şalvar var diye bir Belediye Başkanının “laik anksiyete” geçiren sözde çağdaş ilericilerin hakaret ve saldırılarına maruz kaldığı, dindarların seküler zorbalığa uğradığı bir zeminde “laiklik elden gidiyor” yaygarası hezeyandan başka ne olabilir?

Aziz milletimiz biliyor ki; ortada ne laiklik diye bir sorun ne de laikliği savunmayı gerektiren bir durum vardır. Bilakis sorun, kaybettiği imtiyazları hazmedemeyen jakoben zihniyettir. Sorun laiklik değil, takıntılı laikçilerdir.

O nedenle buradan bildiri yarışına giren demagoglara diyoruz ki; algıları bırakın olguları konuşalım. Biz sizin demagojiye malzeme yaptığınız laiklik, eşitlik, özgürlük ve demokrasiden ne anladığınızı çok iyi biliyoruz!

Sizler; Medine Bircan’ın, laikliği insanlığının önüne geçmiş bir doktor tarafından, başörtülü diye hastaneden kovulup ölmesine sessiz kalacak kadar laiksiniz!

Kız çocukları okumuyor diye hassasiyet kasarken, on binlerce başörtülü kız öğrencinin okullardan yaka paça atılmasını alkışlayacak kadar laiksiniz!

28 Şubat sürecinde orduyu göreve çağıracak kadar laik ve demokratsınız. Emek ve emekçi hamiliğini kimseye bırakmazken 28 Şubat’ta binlerce kamu emekçisi ekmeksiz bırakıldığında zevkten dört köşe olacak kadar laiksiniz!

Laikliğiniz o kadar sorgulanamaz ki; sırf dindar diye Suriye’nin meşru Cumhurbaşkanına terörist derken, eli kanlı terör örgütü PKK’ya özgürlük savaşçısı diyecek kadar laiksiniz!

“Millet aydınlansın” diye memleketi yakmakta bir an bile tereddüt etmeyeceğiniz ilericiliğinizi, çağdaşlık soslu müstemleke ruhunuzu, içinde yaşadığınız toplumun değerlerinden duyduğunuz utancı çok iyi biliyoruz.

Antiemperyalist devrimci demokratlığınızı, emperyalizmin tezgâhladığı 27 Mayıs’ı bayram olarak kutlamanızdan, 28 Şubat’ın parçası olmanızdan, 15 Temmuz’da umutlanmanızdan biliyoruz.

Memur-Sen olarak; sözde laiklik savunusu adına “kader”, “fıtrat”, “inanç” gibi İslam’a ve kavramlarımıza kin kusan bildirideki kavramsal terör ve aşağılamayı şiddetle reddediyor ve lanetliyor;

Kendini hakikatin temsilcisi sanan zavallılara diyoruz ki;

Artık düşün bu milletin yakasından! Milletin inancına düşmanlık etmeyi bırakın. Laiklik adı altında suni gündemlerle emek ve ekmek mücadelesi veren milyonların gündemini saptırmayın, emek mücadelesini zayıflatmayın. Emekçiden aldığınız gücü, emekçilerin inanç değerlerine saldırmak için kullanmayı bırakın.  Bu “amaçlı” laiklik oyunları Eski Türkiye’de kaldı.

Uyanın artık; 28 Şubat bitti!”

selyus