Erdoğan, “Eski çamlar bardak oluyor, ama CHP’nin faşist kodları asla değişmiyor”

Erdoğan, “Eski çamlar bardak oluyor, ama CHP’nin faşist kodları asla değişmiyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her seçim sonrasında içlerindeki sandık ve milli irade nefretini kusmaktan geri durmuyorlar. Velhasıl yıllar geçiyor ülke değişiyor, dünya değişiyor, köprülerin altından çok sular akıyor. Hatta eski çamlar bardak oluyor. Ama CHP’nin faşist kodları asla değişmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 22. kuruluş yıldönümü programında açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin siyaset mühendisliği ürünü kurgulardan kurtulup, yerli ve milli eksende siyaset yapan bir muhalefete kavuşması en büyük dileğimizdir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen AK Parti’nin 22. kuruluş yıldönümü programına katıldı. Erdoğan, AK Parti olarak bugün büyük bir gurur ve heyecanı yaşadıklarını belirtti. AK Parti’ye gönül vermiş, görev yapmış ve davayı savunan herkese teşekkür eden Erdoğan, “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla 22 yıl önce çıktığımız kutlu yolda bir kilometre taşını daha bugün geride bırakıyoruz. Milletin umudu olarak yine milletin sinesinden 14 Ağustos 2021 tarihinde doğan AK Parti’miz hamdolsun bu sene 22’nci yaşını kutluyor. Partimizin 22’nci gurur yılında bu vesileyle bir kez daha kuruluşundan itibaren AK Parti kademelerinde görev almış, AK Parti’ye gönül vermiş, AK Parti davasını savunmuş tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Bu 22 yıllık süreçte teşkilatlarımızın her kademesinden, kardeşlerimizden nicelerini toprağa verdik. Kimi eceliyle vefat etti, kimi de AK Parti’nin taşıdığı dava sancağını yüceltmek için koştururken bölücü terör örgütünün kalleş saldırılarında şehit düştü. Kimi de tabii afetlerin kurbanı oldu. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Rabbim bizleri inşallah ebedi alemde sevgililer sevgilisi peygamberimizin o kutlu sancağı altında buluşmayı bizlere nasip etsin. En son 6 Şubat depremlerinde Adıyaman Milletvekilimiz Yakup Taş, eşi, torunları, kardeşi, yeğenleriyle birlikte hayatını kaybetti. Daha geçen hafta Ankara Ayaş Belediye Başkanımız Burhan Demirbaş’ı ebediyete uğurladık. Ahirete intihal eden tüm yol arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyor, Rabbim mekanlarını cennet eylesin diyorum. Bugünlere milletimizin duası yanında ailesinden, işinden, mesaisinden, gerektiğinde sağlığından fedakarlık yaparak samimiyetle çalışan, koşan, koşturan dava erlerinin çabalarıyla geldiğimizi en iyi sizler biliyorsunuz. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında AK Parti’nin başarısı için tam 22 senedir dua eden ve ter döken herkesten Allah razı olsun diyorum. Şu anda bu salonda bulunan siz kardeşlerim başta olmak üzere partimizin çatısı altında Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet eden yol ve dava arkadaşlarımın her birine şükranlarımı sunuyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yiğit, sizler gibi vefalı ve samimi yol arkadaşları bahşettiği için sonsuz hamd ediyorum” diye konuştu.

“AK Parti iktidarlarında dünyaya gelenler, partimizin kuruluş döneminde Türkiye’nin nasıl bir tabloyla karşı karşıya olduğunu bilmiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz 22 yıl öncesinden bahsettiğimizde gençlerimizin çoğu zihinlerinde o eski Türkiye’yi maalesef canlandıramıyor. AK Parti öncesi Türkiye’yi bakınız merhum Abdurrahim Karakoç üstadımız nasıl anlatıyor? ‘Seni çok sevenler, çok örseledi. Oy güzel vatanım, oy Anadolu, açların çalıştığı, tokların yediği. Oy güzel vatanım oy Anadolu! Yanan hep sen oldun. Yakılan sensin. Ruhuna çiviler çakılan sensin. Şekilden şekile sokulan sensin. Oy güzel vatanım, oy Anadolu! Sınırlar çizildi rüyalarına. Yasaklar konuldu dualarına. Hangi sesler hakim oy güzel vatanım oy Anadolu.’ 28 Şubat’ın milli iradenin üzerinden silindir gibi geçtiği 2001 krizinin etkilerinin tüm toplumda hissedildiği, işçinin, esnafın, iş dünyasının geleceğini göremediği bir iklimde partimizin kuruluşunu ilan ettik. AK Parti umutsuzluğun, belirsizliğin ve yasakların adeta karabasan gibi çöktüğü Türkiye’ye tıpkı bir güneş gibi doğmuş, umudun adı olmuştur. Kuruluşumuzun üzerinden bir buçuk sene bile geçmeden milletimizin AK Parti’yi iktidara taşımasının ülkeyi yönetme görevini vermesinin, geleceğini AK Partili kadrolara emanet etmesinin sebebi işte budur. Milletimiz bize ve partimize güven duymuş. AK Parti ve AK Partili kadrolar da Allah’a hamdolsun bu güvene hiçbir zaman gölge düşürmemiştir. AK Parti’yle birlikte siyaset tabii rotasını bulmuş, Türkiye’de merkezinde daha fazla demokrasinin, daha fazla özgürlüklerin, daha fazla ekonomik kalkınmanın olduğu yeni bir dönem başlamıştır. Milleti hor gören elitist anlayış yerine millete hizmetkarlık yapmayı şeref payesi bilen bir dünya görüşünü ülkemizde hakim kıldık. Biz milletimize efendi olmaya değil hizmetkar geldik.”

“MERHUM MEHMET AKİF’İN MİLLETİMİZİN ÜÇ ASIRLIK ÖZLEMLERİNE TERCÜMAN OLDUĞU ŞU HAYALİNİN MİMARI AK PARTİ OLMUŞTUR”

22 yıl boyunca içeriden ve dışarıdan yıkmak için denenmeyen yol kalmadığını ifade eden Erdoğan, “Hak ve hürriyetler noktasında vesayetçilerin bıraktığı enkazı temizleyerek demokrasimizin standartlarını sizlerle beraber biz yükselttik. 22 yıllık dönemde içeriden, dışarıdan bizi yıkmak için denemedikleri yol kalmadı. Nice ihanetlere maruz kaldık. Nice saldırılara göğüs gerdik, nice badireler atlattık, nice engelin, zorluğun, sıkıntının üstesinden geldik. Karanlık cinayetlerden cumhuriyet mitinglerine, medya provokasyonlarından kapatma davasına, 367 garabetinden 17-25 Aralık girişimine, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüne her çeşidinden terör saldırılarından ekonomik tuzaklara kadar bir siyasi hareketin belki de asırlar boyunca karşılaşmayacağı sayıda hainliği, vandallığı, hukuksuzluğu biz sadece 22 yılda yaşadık, gördük. Neyle karşılaşırsak karşılaşalım, her zaman Allah’a dayandık, sahaya sarıldık. Hikmetine haram olduk. Yol varsa budur, bilmiyoruz başka çıkar yol dedik. Milletimize olan minnet borcumuzu hep daha çok çalışarak, daha fazla koşturarak, daha fazla hizmet ederek ödedik. Aklınıza gelen bir başlıkta ülkemizi ayağına takılan zincirlerinden Allah’a hamdolsun biz kurtardık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle tarihimizde ilk defa doğrudan milletin tercihiyle sivil irade eliyle yönetim sistemimizi değiştirdik. Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamına, 922 ilçemizin her birine beldelerden köylere kadar 780 bin kilometrekarenin her karışını eser ve hizmetlerimizle nakış nakış işledik. Eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte, ulaşımda, sanayide, ekonomide, tarımda, hasılı hayatın her alanında bizden önce yapılan hizmetlerin kat be kat fazlasını iktidarlarımız dönemine sığdırmayı başardık. Merhum Mehmet Akif’in milletimizin üç asırlık özlemlerine tercüman olduğu şu hayalinin mimarı AK Parti olmuştur: ‘Sayısız mektep açılmış, kadın, erkek okuyor. İşliyor fabrikalar. Yerli kumaşlar dokuyor. Gece gündüz basıyor millete nafi asar. Adeta matbaalar bir uyumaz hizmetkar mülkü baştan başa iman edecek şirketler halkın inşaatına hadi yeni cemiyetler durmayıp iş buluyor gösteriyor, uğraşıyor, gemiler sahile boydan boya servet taşıyor.’ Akif’in dile getirdiği o yerli üretimi başta savunma sanayii olmak üzere her alanda gerçeğe dönüştüren kadro işte buradadır, bu salondadır. Bizlere bu şerefi bahşeden Rabbimize hamd ediyoruz” diye konuştu.

“22 YILLIK SİYASİ YOLCULUĞUMUZDA KALİBREMİZE VE KALİTEMİZE UYGUN BİR MUHALEFET MAALESEF BULAMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 22 yılda girdiğimiz 17 seçimin tamamında bizden destek ve duasını esirgemeyen aziz milletimize teşekkür ediyoruz. Partimizin başarılarına en az bizim kadar sevinen gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti olarak Türk siyasetinin son 22 yılına yön verdik. Karşılaştığımız engellere rağmen tarihi nitelikte sayısız reforma imza atacağız. Yıllardır kendi öz yurdunda parya olarak görülen toplum kesimlerini bu ülkenin birinci vatandaşı haline getirdik. Demokrasimizin standardını yükselttik. Vesayeti gerilettik, imkansız denilen pek çok başarıyı ülkemizin kazanç hanesine gururla yazdırdık. Ama 22 yıllık siyasi yolculuğumuzda kalibremize ve kalitemize uygun bir muhalefet maalesef bulamadık. Her şeyi değiştirdik fakat ülkemizin ana muhalefet partisini tek parti faşizminin boyunduruğundan bir türlü kurtaramadık. Halka rağmen halkçı, bu zihniyet mensuplarına millete saygı duymayı, milli iradeye hürmet göstermeyi öğretemedik. 22 yıllık sürede tam 17 kez sandıkta bizimle yarıştılar. Yani ortalama bir buçuk yılda bir siyaset arenasında karşımıza çıktılar. Her defasında milletten okkalı bir tokat yediler. Milleti hafife almanın, milli iradeyi aşağılamanın sandığın meşruiyetini sorgulamanın bedelini zekileri kaybederek ödediler. Fakat üzülerek ifade etmek isterim ki yaşadıkları onca hezimete, onca seçim yenilgisine rağmen bir kez olsun hatalarından ibret almadılar. Bir kez olsun biz nerede yanlış yaptık sorusunu kendilerine sormadılar. Bir kez olsun kendi yanlışları dolayısıyla milleti suçlama alışkanlıklarını terk etmediler. Dün vatandaşı gerici, yobaz, takunyalı, makarnacı, göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı diye aşağılıyorlardı, bugün de kırsal kesim diyerek tahkir ediyorlar. Dün açık oy, gizli tasnifle milli irade hırsızlığı yapıyorlardı. Bugün de sandığın meşruiyetini tartışmaya açarak aynı faşizmi sergiliyorlar. Dün iktidara giden yolu vesayetçilerin himmetinde arıyorlardı. Bugün de terör örgütleriyle iş birliği yapmakta görüyorlar. Nereye dayanıyorlar? Kandil’e. Kandil’den gelecek desteğe dayanarak seçim kazanacaklarını zannediyorlar. Ne oldu? Oldu mu? 14’ünde oldu mu? 28’inde oldu mu? Olmadı, olmaz. Bu millet asla bu yanlışlara, bu teröre ve teröristlere yüz vermeyecektir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun 13 seçimde kaybettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Her seçim sonrasında içlerindeki sandık ve milli irade nefretini kusmaktan geri durmuyorlar. Velhasıl yıllar geçiyor ülke değişiyor, dünya değişiyor, köprülerin altından çok sular akıyor. Hatta eski çamlar bardak oluyor. Ama CHP’nin faşist kodları asla değişmiyor. Kılıçdaroğlu ve avanesinin milletin tercihlerine karşı hazımsızlıklarında zerre kadar iyileşme olmuyor. Bakınız bu zat girdiği 13 seçimin 13’ünü de kaybetti. Her seçim öncesinde çeşitli oy oranları vererek şayet bunları alamazsa istifa edeceğini, CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturmayacağını söyledi. Ama hiçbir zaman sözünün eri olmadı, onurluca geri çekilmeyi dahi beceremedi. Bunu yapmadığı gibi başta kendi seçmeni olmak üzere vatandaşın aklıyla alay etmeye devam etti. Daha üç ay önce 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde yaşadığı ağır hezimete rağmen halen çıkıp milletten özür dilemiyor, kendini hesaba çekmiyor, hatalarıyla yüzleşmiyor. Kapalı kapılar ardında terör örgütünün siyasi uzantıları dahil kimlere ne sözler verdiğini, neleri taahhüt ettiğini açıklamıyor. “

“KILIÇDAROĞLU VE CHP’Lİ OLİGARKLARIN BU PİŞKİNLİKLERİ, BU ARSIZLIKLARI EN FAZLA GAZİ’NİN HÜRMETİNE CHP’YE OY VEREN VATANDAŞLARIMIZI RAHATSIZ ETMEKTEDİR”

“Toplumun belli kesimlerinde hayal kırıklığı giderek büyümekte, bunların aymazlıklarından dolayı umutsuzluk yaygınlaşmaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Kılıçdaroğlu ve CHP’li oligarkların bu pişkinlikleri, bu arsızlıkları en fazla Gazi’nin hürmetine CHP’ye oy veren vatandaşlarımızı rahatsız etmektedir. Toplumun belli kesimlerinde hayal kırıklığı giderek büyümekte, bunların aymazlıklarından dolayı umutsuzluk yaygınlaşmaktadır. Siyasete olan güveni de zedeleyen bu durum demokrasimiz için de risk oluşturmaktadır. Buradan özellikle 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde farklı tercihlerde bulunmuş tüm vatandaşlarıma şu samimi çağrıyı yapmak istiyorum. Türkiye’nin tüm renklerini, tüm zenginliklerini temsil kabiliyetini haiz parti AK Parti’dir. AK Parti bir Türkiye partisidir. 85 milyonun tamamının partisidir. Üye sayısı itibariyle ülkemizin en büyük siyasi hareketiyiz. Bizim nazarımızda her insan bir cihandır. Hangi kökene, hayat tarzına, kültüre, gelire, statüye sahip olursa olsun tüm vatandaşlarımız değerlidir, hürmetle ve hizmete layıktır. Kalbi Türkiye için atan herkese, kapımızda, gönlümüzde sonuna kadar açıktır. Bu çatı altında yüreğinde millet ve memleket sevdası olan herkese yer olduğunu tekrar ifade etmek isterim. Davetim 85 milyonun her bir ferdinedir. Sadece seçmenine değil hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamına saygı duyan, hesap veren, cesaretle hesap sorabileceğiniz bir parti ve ittifak arıyorsanız gelin siz de AK Parti ve Cumhur İttifakı’na katılın. Yarın neredeyiz? Yarın Ahlat’tayız. Öbür gün Malazgirt’teyiz. Cumhur İttifakı olarak inşallah, evet ecdadımızın Anadolu’dan çıktığı yolda biz bir oluyoruz, iri oluyoruz, diri oluyoruz, hep birlikte Türkiye oluyoruz. Size sürekli dayatmalarda bulunulmasından, her seçim öncesinde tıpış tıpış oy vereceksiniz denilmesinden, tepkilerinizin kibir kulelerine ulaşmamasından rahatsızsanız gelin siz de AK Parti ailesinin üyesi olun.”

“TOPLUMUMUZUN FARKLI KESİMLERİNDEN YÜKSELEN DEĞİŞİM TALEPLERİNİN BÖYLE BİR YENİLİĞE VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM”

“Hayat tarzı diyerek size korku salıp koltuklarını korumaya çalışanlara gelin hep beraber esaslı bir ders verelim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neşet Ertaş ‘Size karşı haddi aşan hududu geçen küstahlaşanları altın olsa kesenize bal olsa kasenizde tutmayın diyor’. Gelin bizler de milleti kandırmaktan utanmayan, milletin tercihlerine saygı duymayan, bu kifayetsiz muhterisleri siyasette tutmayalım. Eski Türkiye’nin bu arkaik ekibi hep birlikte emekliye sevk etmeye hazır mıyız? Hazır mıyız? Siyaset bunlardan çok çekti. Bu millet bunlardan çok çekti. 14 ve 28 Mayıs seçim sonuçlarının sadece Türkiye yüzyılına değil aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’mizin yüzüncü yılına yakışır bir muhalefet pratiğinin oluşması için çok önemli bir fırsat sunduğuna inanıyorum. Türkiye’nin siyaset mühendisliği ürünü kurgulardan kurtulup yerli ve milli eksende siyaset yapan bir muhalefete kavuşması en büyük dileğimizdir. Toplumumuzun farklı kesimlerinden yükselen değişim taleplerinin böyle bir yeniliğe vesile olması temenni ediyorum” diye konuştu.

“GÖNÜLLER YAPMAK İÇİN ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA 22 YILDIR OLDUĞU GİBİ YİNE GÖNÜLLER KAZANARAK MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Gönüller yapmak için çıkılan bu yolda 22 yıldır olduğu gibi yine gönüller kazanarak mücadelelerine devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, “Kuruluşumuzun 22’nci yılını iftiharla geride bırakırken rekorlarımız gibi hedeflerimizi de büyütüyoruz. Gençlerimize vaadimiz olan Türkiye yüzyılını inşa etmekte kararlıyız. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bu ülke birinci sınıf demokrasi, birinci sınıf ekonomi ve birinci sınıf gelecek yakıştığına inanıyoruz. İktidarda geçen yaklaşık 21 yılımızda bunun altyapısını kurduk, temellerini çok güçlü attık. Bu şekilde de yola devam ediyoruz. Cumhurbaşkanlığımızın ustalık döneminde inşallah her açıdan daha müreffeh, daha güvenli, daha itibarlı, daha güçlü ve huzurlu bir Türkiye’yi inşa ederek milletimize olan sözümüzü yerine getireceğiz. Gönüller yapmak için çıktığımız bu yolda 22 yıldır olduğu gibi yine gönüller kazanarak mücadelemize devam edeceğiz. Polemik yapmayacağız, bahane aramayacağız, istismar peşinde koşmayacağız. Önümüze çıkan engellere aldırmayacağız. Muhalefetin yalanlarına teslim olmayacağız. Haktan, adaletten ve doğruluktan asla sapmayacağız. Kibri, böbürlenmeyi kapımıza kesinlikle yaklaştırmayacağız. Vatandaşa tepeden bakanlardan asla olmayacağız. Birbirimizi sadece ve sadece Allah için seveceğiz. Milletimizin bize olan güveninin sarsılmasına izin vermeyeceğiz. Yaşadığımız onca saldırıya rağmen parti olarak halen dimdik ayaktaysak, bunu milletimizle kurduğumuz güçlü gönül bağına ve kendi aramızda tesis ettiğimiz şu muhabbet iklimine borçluyuz” dedi.

31 Mart 2024 yerel seçimleri hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024’e giden süreçte bu hasletlerimize çok sıkı sahip çıkmamız gerekiyor. Şunu unutmayalım. 7 ay sonra başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yerel yönetim seçimlerinde zafere koşmaya var mıyız? Çok çalışacağız. Çok gayret edeceğiz. Kapı kapı, ana kademe, kadın kolları ve gençler dolaşacağız. İşte İstanbul’un hali ortada. Ankara’nın hali ortada. İzmir’i zaten konuşmama gerek yok. Mersin ortada, Adana ortada. İşte buraları pırıl pırıl yeniden sahiplerine kazandırmak için çok çalışacağız. Mayıs seçimlerinde milli irade nasıl her oyunu bozduysa 2024 Mart ayında yapılacak mahalli idareler seçimlerinde de millet inanıyorum ki geleceğine el koyacaktır. Milletimiz muhalefetin beceriksiz yönetimleri elinde, yıllarını kaybeden şehirlerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacaktır. Bu süreçte tüm dava arkadaşlarımdan beklentim şudur. Karamsarlık zehrinin toplumumuzda yayılmasına asla fırsat vermeyin. Gençleri kendi dilsiz karanlıklarına çekmek isteyen müflis siyasetçilerin insafına lütfen terk etmeyin. Hanım kardeşlerimizin AK Parti’nin bugünlere gelmesindeki emeklerini unutamayız. Kadınlarımızın gündemi neyse Türkiye’nin hakiki gündemi de odur. Kadınlara kulak vermeyi, onların hatırını gözetmeyi, taleplerini, dualarını almayı asla ihmal etmeyin. Deprem bölgesindeki kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettirmemiz son derece önemlidir. Her fırsatta depremzedelerimizin kapısını çalmayı halini hatırını sormayı lütfen bırakmayın. Bakın dedik ki çadırda yaşayan depremzede kalmayacak ve artık çadır kalmadı ve bütün çadırlardaki depremzedelerimizi konteyner kentlere yerleştirdik. Artık insanlarımızın derdine ortak olmak her zaman olduğu gibi önceliğimizdir. Yaşadığımız sıkıntıların geçici olduğunu Türkiye’nin bu zorlukların üstesinden gelecek güce, imkana ve kapasiteye sahip olduğunu insanlarımıza çok iyi anlatalım. Bunları yaparsak 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde de kazanan yine hep birlikte Türkiye olacak, Türkiye yüzyılı olacak. Gerçek belediyecilik olacak. Kucaklayıcı, kuşatıcı, saygılı mütevazı ve her kalbe dokunan bir anlayışla siyasi faaliyetlerinizi devam ettirmenizi bekliyorum” diye konuştu.  Mehmet Kalay / İHA

selyus