HATA NEREDE?
Hatayı bir yerde aramayalım..
Hata her yerde..
Hata anne babada..
Hata okul yönetmenliğinde..
Hata Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamalarında..
Hata eğitim müfredatında…
Hata çocuklara yönelik sosyal medya oyun platformlarında…
Milli eğitim sistemi yeniden gözden geçirilmeli…
Mevcut sistem acilen değiştirilmeli…
Öğrenciye verilen olağanüstü haklar, öğrenciyi öğretmeni üzerinde konumlandırarak, saygı mefhumunu ortadan kaldırmak suretiyle okul disiplinini sekteye uğratmaktadır…
Öğretmen öğrenciye kızamaz..
Öğretmen öğrenciye bağıramaz..
Öğretmen öğrenciyi dövemez..
Öğretmen öğrenciye sert bile bakamaz..
Öğrenci öğretmeninin yanında küfürlü konuşur..
Öğrenci öğretmeninin yanında müstehcen konuşur..
Öğrenci öğretmeninin yanında sigara içer..
Bütün ahlâkî kurallar ayaklar altında..
Ondan sonra sorumlu ara..
Kabahati kendimizde arayacağız..
Kabahati kanun koyucularda arayacağız..
Bu sistemde edepli, ahlâklı gençlik yetiştiremezsiniz..
Sistem derhal değiştirilmeli..
Öğrenci Üniformaları yeniden tek tip hale getirilmeli..
Dileyen dilediği kıyafetle okula gelmemeli..
Bu bile kanunlar önündeki “fırsat eşitliği” kavramına aykırı bir durumdur..
Zengin öğrenci her gün ayrı bir kıyafetle okula gelirken, durumu olmayan öğrencinin hafta boyu kıyafetini değiştirememesi öğrenci psikolojisini olumsuz etkilemekte, kendini akranları arasında eksik görmektedir..
Tek tip kıyafette, öğrenciler bu gibi durumlarla karşılaşmaz, kendilerini eşit görürler..
Ayrıca tek tip kıyafet öğrenciyi disipline eder..
Bir başka husus…
Öğretmen okul yönetmenliğine uymayan öğrenciler hakkında her türlü cezayı müeyyide uygulayabilmeli..
Bunlar, öğrencinin devamsızlığından tutun, derse geç kalması, ders dinlemesi, derste gürültü yapması, okula yasaklı maddelerle gelmesi vs. vs.. Bunları çoğaltabiliriz..
Öğretmen yönetmelik gereği bu durumlarda ceza uygularken, asla veli itiraz etmemeli..
Bizler evde çocuklarımıza yeterli eğitimi, yani ailede alması gereken ahlak ve terbiyeyi vermezsek, okulda öğretmenin müdahalesine karşı çıkarsak, bu çocuğu kim eğitecek..
Bazen bir veli, çocuğuma bağırdın, çocuğuma sert baktın gibi abuk subuk şeylerle öğretmeni dövmeye kalkması..
Bazen bir öğrencinin öğretmenini dövmeye kalkmasını neyle izah ederiz..
Biz öğrencilik yıllarımızda değil okul, okul dışında bile sokakta öğretmenlerimizle karşılaşsak, önümüzü ilikler selam verip geçerdik..
Bırakın öğrencinin öğretmeni şikayet etmesi,
Aksine öğretmen, eksik gördüğü öğrenciyi velisini çağırarak şikâyet eder, öğretmen veli ilişkisi içerisinde öğrenci disipline edilirdi..
Sigara içmek mi hak getire… Ne mümkün…
Şimdi bırakın sigarayı her türlü yasaklı maddeler aleni kullanılıyor..
Veliler sessiz..
Öğretmen ilgisiz..
Yetkisiz..!!!
Hasılı, ahlak ve Saygı mefhumu yok artık..
Çocuklara ahlak ve saygıdan bahsedecek olursan.
Ne ahlakı? Ahlak da ne der..
Ne saygısı.. Saygı ne? der…
Evet maalesef toplumu ayakta tutan bu önemli kavramlar yok oldu…
Bunların yeniden tesisi çok zor..
Onun saygısı olur mu?
Bunun saygısı olur mu? Biraz medeni olun diye diye bu hale geldik…
Biz Türk Milleti olarak.. Bizim kültürümüz, gelenek, göreneklerimiz var..
Bizi biz yapan değerlerimiz var..
Bizi bu günlere bu değerler taşımıştır..
Bir toplumu ekonominin bozulması yıkamaz..
Toplumların yıkılmaları kendi özünden sapmaları sonucunda olmuştur..
Modernlik diye yutturulmaya çalışılan, bizden olmayan yaşam biçimleri, bize ait olmayan adetler toplumu erezyona uğratarak, yozlaşmalarına sebebiyet vermekte ve bu da toplumsal huzursuzluk ve bozulmalara yol açmaktadır..
Sonuç ortada..
Bize deli gömleği giydirilmeye çalışılıyor..
Biz kendi gömleğimizi giyeceğiz..
Kimsenin tesirinde kalmayacağız..
Ülkenizle gurur duyun..
Devletinizle gurur duyun..
Geçmişinizle gurur duyun…
Modern dünya diye kendini tanıtan ülkelerin dünyada yaptıkları katliam ve zulümleri hep birlikte görüyor ve izliyoruz..
Bunlar medeni..
Bizler yobaz öylemi..
Kendilerini medeni diye tanıtan bu toplumlar ortaçağ karanlığını yaşarken, bizler çağ açıp, çağ kapatan bir büyük imparatorluğun temsilcileri olarak, kendimizle ne kadar gurur duysak azdır…
Bizim savaşlarımız bile hayat almak için değil, hayat vermek için olmuştur…
Sonuç olarak, baştan da dediğim gibi Milli Eğitim yönetmeliği yeniden düzenlemeli diyorum…. Selam ve dua ile.. (İlhami Günaydın)
Benzer Yazılar
-
İstanbul Valisi Gül: “Okullarımızda öğrencilerimizin güvenliği için tüm tedbirler en üst düzeyde”
-
Yeşilay Şile Şubesi, söyleşide ünlüleri konuk etti
-
Kağıthane’ye iki yeni okul daha kazandırılıyor
-
Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın finali Çekmeköy’de yapıldı
-
Vali Davut Gül: “Kitap okuma projesi ile okullarımızdaki kitap sayısını 6 buçuk milyondan 13 milyona çıkardık”
-
Pendikli öğrenciler 350 fıstık çamını toprakla buluşturdu
-
İstanbul Valisi Gül’den lise öğrencilerine burs müjdesi
-
Fatma Nur öğretmen son yolculuğuna uğurlandı
-
Çekmeköy’de “Can güvenliğimiz yok” diyen öğretmen öğrencisi tarafından öldürüldü
-
Milli Eğitim Bakanı Tekin: “Çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz”
-
Ataşehir’de iş, siyaset ve sanat dünyası Metin Kale’nin iftar sofrasında buluştu
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan üniversite öğrencileri ile bir araya geldi


