Sevilay Koç Dursun

Vakt-i Kelam

Sona Doğru!..

Dünyanın tüm kaynaklarını hoyratça sömüren insanoğlu için artık sonun başlangıcı dediğimiz zaman dilimine mi girdik!?..
Dünya eskisi kadar cömert değil. Verdiğinin karşılığını alamadığından mütevellit sanki intikam alıyor.
İnsanlığa huzur vermemeye kararlı gibi görünüyor.

Depremler, yangınlar, sel, çığ, kasırga, kuraklık, erozyon, buzulların erimesi, su altı kaynaklarının tükenmesi bunlardan sadece bir kaçı.
Toprak veriminin düşmesi, deniz mahsüllerinin azalması, hayvanların neslinin tükenmesi, meyve ve sebzelerin tatsızlaşması, insanların kısırlaşması ise kıtlık alâmetleri.

Irmakların kuruma noktasına gelmesi, ağaçların kendi kendine çoğalmaması, doğayı da kendimize küstürdük sorusunu akla getirmiyor mu?..

Hastalıklara karşı bağışıklığın azalması, salgın hastalıkların yayılmasının kolaylaşması, insan ırkının dünya üzerindeki sonun başlangıcı diyebilir miyiz!?..Suç oranının artması, sevgisizlik, hoşgörüsüzlük, kanaatsizlik, arsızlık, hadsizlik, haksızlık, yolsuzluk ise ahlâk erozyonu değil de nedir?

Ya savaşlar!..
Er meydanı teriminin tamamen ortadan kaldırılması.
Hak hukuk adalet adına ne varsa çiğnenmesi, çocukların, hamile kadınların ve silahsız yaşlıların can verdiği o savaşlar mahşer de nasıl izah edilecek?

Mazlumun ahı, fakirin hakkı, yetimin göz yaşı, yaşlının duası, hiç bir şeye kıymet verilmeden son sürat dönen dünyanın hızına yetişebilmek adına uzun bir maraton koşusunda olan insanoğlu ölümden önce biraz yavaşlasa da asla durmadı durmayacak.

…Ve bunca kötülüğün bir bedeli olacak mı? diye düşünürken…
Sonra şu ayet geliyor akla.

‘Ve ma kane Rabbuke nesiyya’
”Senin Rabb’in hiç bir şeyi unutacak değildir…”
Meryem sùresi/64
“Allah’ın adaletinden sual olunmaz” derdi rahmetli babaannem. Er yada geç Allah insanın mükafaatını da cezasını da verir.
Rahmeti Rahmana kavuşunca elle tutulur hiç bir amelimiz olmadığını göreceğiz. İşte o dehşetli günde Rabbim bize merhamet etsin inşallah.

Sevilay Koç Dursun

selyus